Öğrencilere yardım için banka İBAN Numarası TR09 0020500000088422800001 Kuveyt Türk destekleriniz için teşekkür ederiz. Allah yaptığınız ve yapacağınız hayırları kabul etsin. Aidat ve bağışlarınızı dernek görevlerinize iletebileceğiniz gibi Kuveyttürk Bağcılar Şubesi 884228-1 nolu hesabada yatırabilirsiniz. Sinop Boyabat Çeşnigir Köyü Derneği
Duyurular

Derneğimizin organizesinde köylülerimizin katkıları ile üniversite okuyan öğrencilerimizin ilk yardımları hesaplarına havale edilmiştir. Öğrencilerin yardımlarının aksamaması için köylülerimizin desteğini beklemekteyiz.

Öğrencilere yardım için banka İBAN Numarası TR09 0020500000088422800001 Kuveyt Türk destekleriniz için teşekkür ederiz. Allah yaptığınız ve yapacağınız hayırları kabul etsin.

Çeşnigir Köyü Derneği Yönetimi


Değerli köylülerimiz, Aidat ve bağışlarınızı dernek görevlilerimize iletebileceğiniz gibi Kuveyttürk Bağcılar Şubesi 884228-1 nolu derneğimizin banka hesabınada yatırabilirsiniz.

Çeşnigir Köyü Derneği Yönetimi


 


Değerli Köylülerimiz!

Web sitemiz hizmete girmiş ve güncellenmeye devam etmektedir. Özellikle bu sürede sitemizin eksikliklerinin giderilmesi ve zenginleştirilmesi için desteklerinizi bekliyoruz. Fotoğraf ve Video ekleme bölümünden bizlere katkıda bulunabilir veya elinizdeki dosyaları bizlere ulaşarak gönderebilirsiniz. Hayırlı günler..

Sinop Boyabat Çeşnigir Köyü Derneği


 


                                                          NEREDEN NEREYE......

            Köyümüz, bundan  50-60 yıl  öncesine kadar neredeyse dışarıya hiç göç vermeyen, tarım ve hayvancılıkla kıt kanaat geçinen yarı göçebe bir topluluktur.Kış aylarında ovada, yaz aylarında yaylada,ekilen yere göre farklı yerlerde yaşayan insanlardı.Evler ahşaptan, genellikle tek odalı idi.İnsanların yaşamları çileli, fakirliğin zirve yaptığı yıllardı.Bir yıl ailenin sadece ekmek ihtiyacını karşılayacak kadar mahsulü varsa zengin kabul edilirdi.İnsanlar sadece kendi ürettiklerini tüketirlerdi.Pazar dan bir gaz yağı bir kaya tuzu, yılda bir top alacalı basma alınca ihtiyaçlar tamamlamış sayılırdı.Herkes çarık giyer,kara lastik ayakkabıyı çoğu aile alamazdı.Bütün bu yoksulluğa rağmen insanlar mutluydu.İnsanlar birbirlerine yardım eder ,bir karşılıkta beklemezlerdi.Kimin orağı kalmışsa herkes koşar geride kalanın tarlasındaki orağı biçerdi. Yaz ayının uzun günlerinde kızgın güneşin altında akşama kadar bellerinin ağrımasına aldırmadan yardım ederlerdi.Köyümüz o zaman henüz kapitalizm denen belayla tanışmamıştı.O yıllar herkes rolünü bilir,gençler kapının önünde oturur, büyüklerin sözünü dinlerlerdi.Kısacası örf ve adetlerin yaygın olduğu yıllardı.

         Evin en büyük erkeğinin otoriter olduğu,büyük küçük herkesin itaat ettiği,ataerkil  insanların yaşadığı bir yer idi köyümüz.Kadınlar sabahın erken saatinden gece  başını yastığa koyuncaya kadar hemen her işi yapardı.O zaman insanlar hastane nedir ? bilmez: kadınlar genelde tarlada çalışırken doğum yaparlardı.Bağda bahçede, hayvanların bakımında, inek ve koyunların sağılmasında, çeşmeden suyu taşımaya, samanlıktan samanın taşınmasına,çamaşırların yıkanmasından  yufka ekmeğin yapılmasına, her işi kadınlar yapar. Bütün bu kadar işlerin yapan kadın evin erkeği tarafından değer verilmez, tatlı dil söylenmezdi.Kadın bir yumurtayı  bile kocasına danışmadan birine verme yetki yoktu.Doğum oranları yüksek ,genelde 7-8 çocuk olurdu.Doğum oranı gibi ölüm oranları da yüksekti.

        Çocuklar,ailenin nimetine ortak oldukları gibi külfetlerine de ortak olurlardı.Daha ayakları yere basar basmaz işle tanışırlar; hayvanları otlatmaya giderler, çeşmeden su taşır,bağda bahçede kendine verilen işleri yaparlardı. Okula gidenler ya birleştirilmiş sınıflarda okur; ya da çiftli eğitim sistemiyle eğitim görürlerdi. Siyah önlük giyer,torba çantalarla kitap defterleri taşırlardı. Ellerinde birer odunda bulunurdu; çünkü sobayı yakmak için oduna ihtiyaç vardı.Okuldan ve işten arta kalan zamanlarında çelik çomak,tiko, dudu kız, meldil kapmaca vs oyunlar oynarlardı. Kışın kızak kayılır, herkes kendi kızağını kendi yapardı.Şimdi ki gibi hazır oyuncaklar bulunmaz; kara lastik ayakkabıların topukları teker yapılır, Beş on ağaçlarından kamyon yapılırdı.Çocuklar köyün içinden geçen çaya göl yapar, orada çimerlerdi.Çocuklar doğayı, hayatı erkenden tanıma imkanı bulurlardı.

            Dini inanış örfe dayalı,İnsanlar dini babaların, atalarında gördükleri gibi yaşarlar, hiç bir şeyi sorgulamazlardı.Hocalar Kur anı Kerimi iyi bilirlerdi. Arapça ve fıkıh konularında zayıf bilgiye sahiptiler.O zaman hocalara maaş verilmez;köylü yılda bir teneke buğday veya arpa verirlerdi.Eğitimlerini kendinden büyük hocalardan alır, köyün dışına askerlik hariç çıkılmazdı.

     Evin büyükleri yaşlanınca  çocukları bakar, yaşlılar kimseye muhtaç bırakılmazdı.Bu gün ki;sorunlar o zaman yaşanmazdı. Şimdi çocuklar büyükşehirlerde yaşlılar köyde. Çocuklar köye gidemiyor, yaşlılar şehirde duramıyor.

       Yıllar bir birini kovalarken 1950 li yılların sonlarına doğru ülkemizdeki endüstrileşme ve sanayileşme ile çevre köylerde olduğu gibi bizim köyümüzde daha rahat yaşam sürme hayaliyle büyükşehirlere özellikle İstanbul a göç başladı.Önceleri göç verme seyrekken 1980 Özal'lı yıllarda göç hız kazanmaya başladı.1990 lı yıllarda artık köylerde 50 yaşın altında neredeyse insan kalmadı.Anadolu da ki köyler sanki yaşlılar yurdu oldu.Köylerde yaşlılara bakım sorunu bu yıllarda sorun haline geldi.2000 li  yıllarda gençler büyükşehirlerde bir iş bulmuş, geçimini sağlarken, ihtiyarlar maalesef şehirlere uyum sağlayamamış, doğup büyüdükleri topraklardan kopamamışlar.

           Büyük bir metropol olan İstanbul da köylülerimiz her biri bir semte yerleşmiş, çocukları burada dünya ya gelmiş,burada büyümüş, köyümüzün kültürünü tanıma imkanı bulamamışlar.Kendi öz kültürünü, akrabalarını,köylülerini tanımadan yetişmişlerdir.İşte Derneğimiz meydana gelen bu büyük eksikliği gidermek, gençlerimize, çocuklarımıza akrabalarını köylülerini ve kültürünü tanıtmak, köylülerimizin düğününde, cenazesinde ve bayramlarda bir araya getirmek ve  çocuklarımızın nereden geldiklerini bilmeleri  amacıyla 1971 yılında köyümüzün büyükleri  tarafından kurulmuştur.İnsan düşünmeden edemiyor... Nereden nereye...

 Selam dua ve sağlıcakla kalın , başka bir yazıda buluşma ümidiyle...

 

İsmail KÖSEBEY

 

 

 

 


HAKKINDA

DEĞERLİ KÖYLÜLERİMİZ,KÖYÜMÜZE AİT OLAN (ÇEŞNİGİR KÖYÜ COM.)

İNTERNET SİTEMİZİ FAALİYETE GEÇİYORUZ.SİTEMİZİ DAHA ÖNCE TAKİP EDEN ÜYELERİMİZ VE DOSTLARIMIZIN SİTE ÇALIŞMALARI  İLE İLGİLİ HER TÜRLÜ FİKİR VE GÖRÜŞLERİNİ BİZLERE BİLDİRMESİNİ TALEP EDİYORUZ.DAHA GENİŞ AÇILI ÇALIŞMA VE FAALİYETLER İÇİN DESTEKLERİNİZE İHTİYACIMIZ VARDIR.BU KONUDA BİZİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞINIZI ÜMİT EDİYORUZ. ŞİMDİDEN İLGİLENEN VE TAKİP EDEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİZ

KİMLER ÜYE OLABİLİR

ÇEŞNİGİR KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE KALKINDIRMA DERNEĞİMİZE İSTANBUL'DA VE YAKIN ÇEVRESİNDE İKAMETGAH EDEN  20 YAŞINI DOLDURMUŞ KÖYLÜLERİMİZ ÜYE OLABİLİR.ÜYE  OLAN TÜM KÖYLÜLERİMİZ ÜYELİKLERİ 65 YAŞINA KADAR DEVAM ETMEKTEDİR.ÜYEMİZİN 65 YAŞINDAN SONRAKİ ÜYELİĞİ ONURSAL ÜYE OLARAK DEVAM ETMEKTEDİR.AYNI ZAMANDA ÜYE OLAN KÖYLÜLERİMİZİN KENDİLERİ İSTEDİKLERİ ZAMAN ÜYELİKLERİNİ  İPTAL ETTİRME HAKLARI VARDIR.

İSTANBUL DIŞINDA (KÖY, BOYABAT)VEYA BAŞKA ŞEHİRLERDE İKAMET EDEN KÖYLÜLERİMİZİ DE FAHRİ ÜYE OLARAK DERNEĞİMİZE KAYIT EDİYORUZ.FAHRİ ÜYELERİMİZİN DE  DERNEK ÇALIŞMALARI VE FAALİYETLERİ İLE İLGİLİ BİLGİ ALMA VE DERNEK DESTEKLERİNDEN YARARLANMA HAKLARINA SAHİPLERDİR.YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALAR SONUCUNDA KÖYLÜLERİMİZ BİR KISMININ ÜYE OLMADIĞINI TESPİT ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ.ÜYE OLMAK İSTEYEN KÖYLÜLERİMİZİ DERNEĞİMİZE AİT OLAN ÜYELİK FORMUNU  DOLDURMASI GEREKMEKTEDİR.AYNI ZAMANDA YILLIK ÜYELİK AİDATLARI TOPLU VEYA  AYLIK OLARAK YATIRILABİLMEKTEDİR .ÜYE OLMAK İSTEYEN KÖYLÜLERİMİZİN  EN GEÇ 17.03.2019 TARİHİNE KADAR MÜRACAAT ETMELERİ GEREKMEKTEDİR 

 

 

  V

Sinop Hava Durumu
Etkinlik Takvimi
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 6,1252   6,1362
EURO 6,8227   6,8350
       
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


 
Özlü Sözler
Hiçbir şey ayağınıza gelmez; en azından iyi olan hiçbirşey. Herşeyi gidip almanız gerekir.
Sponsorlarımız
Sitemizi Tavsiye Ediniz
Sitemizi arkadaşlarınıza tavsiye ederseniz memnun kalırız.
 
  
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 19
Dün: 70
Toplam: 48556
  Boyabat İlçemiz

BOYABAT İLÇEMİZİN TANITIMI

 

Boyabat, yaklaşık MÖ 3000 Yıllık geçmişi olan eski bir yerleşim merkezidir. İlçeyi simgeleyen Boyabat Kalesi MÖ 3000 yıllarına ait izler taşımaktadır.

 

Kurulduğundan bu zamana kadar Boyabat, sırası ile şu yönetimler altında bulunmuştur.
1- Gaşgaşlar :        MÖ – 1400 – 1300
2- Hititler :             MÖ – 1330 – 1200
3- Paflagonyalılar : MÖ – 1100 – 700
4- Lidyalılar :          MÖ – 700 – 546
5- İranlılar :            MÖ – 362
6- Pontuslar :         MÖ – 183 – 64
7- Romalılar :         MÖ- 64 MS- 365
8- Bizanslılar :         MS – 395- 1126

 


      Bizanslılardan sonra 1126 yılında Türk Beyliklerine geçen Boyabat daha sonra Osmanlı imparatorluğuna dahil olmuştur.
1 Mayıs 2005 tarihinde (Muğla-Milas buluşması) Tarihi Kentler Birliğine üye olunmuştur. 

      Boyabat Karadenizin en kuzey ucundaki Sinop iline bağlı bir ilçedir. Boyabat ve çevresi eski bir yerleşim yeri olup M.Ö. 600 yıllarında kurulmuş olup, şehrin eski adı Germanipolis´tir. Boyabat, Boy ve abat kelimelerinden meydana gelmiştir. Boy, uzunluk; Abat ova anlamına gelmektedir. Boyabat yöresi Danişment hükümdarı Gümüş TEKİN tarafından Bizanslılardan alınmış olup; 1175 yılında Selçukluların eline geçmiştir. Selçuklulardan da 1309 yılında Candaroğlu Süleyman Paşa almıştır. Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorlugu´na katılan Boyabat, Ankara savaşından sonra tekrar Candaroğulları´nın eline geçmiştir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından tekrar Osmanlı İmparatorluğu´nun himayesine girmiştir.


      Boyabat, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kastamonu Sancağına bağlı bir kadılıktı. Bağdat seferi dönüşünde IV. Murat Kurusaray köyünün Kışla Mahallesinde kışı geçirmiştir. Yollar açılınca İstanbul´a dönmüştür. Tanzimat devrinde Boyabat, kadılıktan mahiyeye dönüştürülmüş, 1868 yılında da Kaza yapılmıştır. 1923´te Cumhuriyet´in ilanı ile her yönden yeni bir döneme girmiştir.

      Yer yapısı, kısmen II.Jeolojik zamanda meydana gelmiştir. Tarihi Boyabat Kalesinin bulunduğu kayaların temeli billuri şistlerden üzeri tebeşir devri kalkeridir.Boyabat arazisi engebelidir. İsfendiyar dağları ve doğu Ilgaz sıradağlarının kapladığı alan Boyabat´a aittir. Bu sıradağlar arasında akarsu yatakları , bazı düzlükler ve yaylalar bulunmaktadır.

      İlçe sınırından geçmekte olan Gökırmak bir vadi meydana getirmiştir.Bu vadi tabanında tarımsal değeri yüksek kültür arazileri oluşmuştur. Bu toprakların % 60´ı sulanabilmektedir. Yüksek dağlar ve tepeler kısmen ormanlık, kısmen fundalık, büyük bir kısmı da çıplaktır. 
Belli başlı dağları Karageriş,Elekdağı, ve Dıranazdır. 
Deniz etkisinden uzak olan Boyabat´ta genellikle karasal iklim görülür. Yazlar sıcak, kışlar soğuktur. Yağmur en çok ilkbaharda yağar.Ortalama yağış miktarı 400-500 mm civarındadır.

 

BOYABAT İLÇESİNİN NÜFUS YAPISI

     Boyabat İlçesinin Nüfusu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre toplam nüfusu 42996 dır. Nüfusun 21.104 ü erkek, 21.892 side kadındır. Nüfus sıralamasına göre ilçeler Boyabat Sinop’un en yoğun nüfusa sahip ilçesidir. İlçemiz genç nüfusun yoğun olduğu yerleşim birimidir.İlçe merkezindeki Nüfusunun yoğunluğunun 0-50 yaş gurubu arasında olduğu görülmektedir. İlçemizin 0-19 yaş arası nüfusu 14.441 dir. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim çağını kapsayan nüfus ilçe nüfusunun yaklaşık % 35 i kadardır.


BOYABAT İLÇESİNİN EKONOMİK DURUMU


    İlçe Ekonomisi, Sanayi, Tarım, Hayvancılık ve Orman Ürünlerinden oluşmaktadır.

TARIM:
İlçede, 30450 ha tarım arazisi mevcut olup, bunun % 50’si tarla bitkileridir.

TARIM ÜRÜNLERİ:
Buğday :                                            15600 Ton
Arpa :                                                3789 Ton
Çeltik :                                               8400 Ton
Fasulye :                                           600 Ton
Şeker Pancarı :                                  24750 Ton
Toplam sulanan tarım alanı :            8900 Hektar 
Toplam Nadas alanı :                        3000 Hektar
Tarıma elverişli olup kullanılmayan : 9550 Hektar

ORMAN
Ormanlık alan :                                 100296 Hektar
Ormansız alan :                                 65462 Hektar

ORMAN ÜRÜNLERİ 
Tomruk :                                            14000m3
Tel Direk :                                           350 m3
Maden Direk :                                     3500 m3
Kağıtlık odun :                                    13000 m3
Lift-yonga odunu :                             18350 m3
Yakacak odun :                                   6500 star 

HAYVANCILIK
Koyun :                                              33000
Sığır (saf kültür) :                               650
Kıl Keçisi :                                           6700 
Sığır (kültür melezi) :                          11500
Tiftik Keçisi :                                       320 
Sığır (yerli) :                                       8700
Manda :                                             1050 

   SANAYİ
Toprak sanayinde yıllık üretim :         360-400 Milyon adet
İlçede küçük sanayi sitesi mevcut olup, organize sanayi bölgesi kurulma aşamasındadır.
Güzel İlçemiz Boyabat
 
 
   TİCARET

   İlçede sanayi kuruluşlarınca (Toprak Sanayi) üretilen mallar ticaret alanında önemli yer tutar. Haftada iki defa kurulan Pazar, İlçe çevresinde üretilen ürünlerin değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. İlçede Devlet ve Özel sektöre ait 4 adet banka şubesi vardır. Bunlar T.C. Ziraat, Halk Bankası, Türkiye İş Bankası ve Akbank’ tır. Sanayi ve Ticaret Odası mevcuttur. 20 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, 22 adet Tarımsal Sulama Kooperatifi, 63 adet Yapı Kooperatifi, 2 adet Tüketim Kooperatifi, 4 adet Motorlu Taşıt Kooperatifi, 1 adet Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi, 1 adet Esnaf ve Sanatkârlar Kefalet Kooperatifi mevcuttur.
 

BOYABAT İLÇESİNİN KÜLTÜR YAPISI


Çok zengin bir kültüre sahip olan ilçemiz in tarihi MÖ.7. yy kadar uzanmaktadır. Boyabat kelimesi Boyova kelimesinden gelir. Sonraları bu kelime boy abad şeklinde yazılmaya başlanmıştır. Abad bayındır ve ekili arazi manasınadır.Boy ise uzun manasında kullanılmıştır.Böyle olunca boyabad kelimesinin kısa karşılığı uzun ovadır.
Tarih devletlerinde Boyabat önce Gasgasların idaresinde kalmıştır. Sonraları sırasıyla, Hititler Paflagonyalılar idaresinde kalmıştır. Bugünkü kale ilk önce Paflagonyalılar (MÖ 110-700) devrinde inşa edilmiştir. Kalenin bugünkü yapısı eski yapı üzerindedir  ve türk islam osmanlı devri mimari özelliğini taşır.
 Boyabat´a sonraları iskitler ,Lityalılar,iranlılar,Pontüsler,Romalılar,Bizanslılar hakim olmuş,1071 Malazgirt savaşından sonra ise Müslüman Türklerin idaresine geçmiştir. Boyabat Müslüman Türklerin eline 1100 senesinden sonra geçti. Selçuklu komutanlarından Danişment ahmet gazinin oğlu  Gümüştekin zamanında Bizanslarından alındı. (Tarih  yaklaşık olarak  1105 veya 1126 ´dır ) 1175 senesinde selçuklular Danişmendlerin idaresine son verdiler.
Bundan sonra Boyabat sırasıyla Çobanlar,Pervaneler,Candaroğulları idaresine son vermesiyle Boyabat 1402 senesine kadar 10 sene Osmanlı idaresinde kalmış,bu arada Cumaköy ve yazıköy´de iki cami inşa edilmiştir. Boyabat´ın içinde bulunan Büyük camininde bu cümleden olduğu söylenmekdedir. 
1402 Ankara savaşından sonra ise tekrar idarenin candaroğulları´na geçtiğini görüyoruz. Bu idare Fatih zamanına kadar devam etmiştir. 1461 senesinde Fatih sultan mehmet tarafından Candaroğulları idaresi tamamen son bulunca Boyabat kesin olarak Osmanlıların eline geçti.
Fatih Sultan Mehmet Trabzon seferine giderken Boyabat´dan geçmiş, Dördüncü murat´da Bağdat seferinde Boyabat yolunu takip etmiştir. Boyabat 462 sene Osmanlıların idaresinde kalmıştır. Katip çelebi´nin ifadesine göre Dördüncü murat bağdat seferinde Boyabat´ın kurusaray köyünde ve konakladığı mahalle kışla denmiştir. Padişah köylülerden çok memnun kalmış bütün köyü vergiden muaf tutmuştur .
Boyabat eskiden bir kale kasabası idi Evler kale içersinde bulunurdu Çevrede daha çok çay yataklarında,erenlikde başka evler vardı.  Araştırmalarımızdan 200 yıl önce Kaleden gökdere mahallesine oradanda şehrin altından geçilerek  erenlik mıntıkasından çıkılırmış. 
Belgelerde 1830 da kalede 30 evin barındığı yazılır. Boyabat kasabası 1925 yılı sonbaharında yanmış kasabada hiç bir ticarethane kalmamıştır. Boyabat´da yaşamış eski insanlarımız ve yangına şahit olanlar Boyabat yangınının ilk yaşanmış büyük facia diye nitelerler.
1943 yılında Boyabat ikinci bir felaket olarak deprem yaşamış ancak ölüm olayı yaşanmamıştır.  Maddi zararın dışında herhangi bir şey olmamıştır.
1948 yılında yılın en büyük sel felaketi yaşanmış ve Boyabatlılara çok büyük korku yaşatmış selden 2 gün sonra sel yatağında 3 ceset bulunmuştur. Boyabatlılar bu korkunç sele kabak seli adını vermişlerdir
Boyabat´ın toplam 106 köyü mevcuttur.İlçe merkezinde 7 adet mahalle mevcuttur bunlar sırasıyla Kemaldede, Gökdere, Zincirlikuyu, Kumluk, Çamlıca, Esentepe,ve Camibekir mahelleleridir.   


BOYABAT İLÇESİNİN TURİZM DURUMU


Boyabat  MÖ. 7. yy kadar uzanan tarihi,doğası güler yüzlü insanları özgün yemekleri ile büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.Son yıllarda ilçemizde Osmanlı son dönem sivil mimari örneklerinden olan eski konak ve evlerin restore edilmesi,kale tünelleri, ve kalede yapılan restorasyon ve temizleme çalışmaları ilçemizin turizm potansiyelini biraz daha artırmıştır.Son yıllarda Belediyemiz ve Halk Eğitimi Merkezimizin işbirliğinde Boyabat Çemberini tanıtıcı çalışmalar yapılmaktadır.Boyabat Çemberinin tescil işlemleri tamamlanmış ve patenti alınmıştır.Ayrıca bazalt kayalıklarının tanıtımı için yoğun gayret sarf edilmektedir. İlçemizde mutlaka görülmesi gereken tarihi eserlerden bazıları; 


BOYABAT KALESİ

M.Ö. 600´lü yıllarda yapılmıştır. Sonraki dönemlerde onarımlarla bugüne kadar gelmiş, görkemli bir yapıdır. İl merkezini batısında, bir tarafı Gazidere Çayı, diğer tarafı şehir ile birleşmektedir. Sur kapısından girildiğinde iç kaleye ulaşılır. İç kalenin batısında sarp kayalık, girilmesi imkansız bir doğal kesitlik bulunmaktadır. İç kaleden su almak için Gazideresi Çayı´na bir yol bulunmaktadır. Halk bu kaya tünele "cirabazan" demektedir. Tünelde toplam 252 basamak bulunmaktadır. 

SALAR KÖYÜ KAYA MEZARI

M.Ö. 7. yy. ortalarında Paflagonyalılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Mezardaki hayvan figürleri oldukça değerlidir. 

AMBARKAYA MEZARI

Göknük Ören Köyü´nün batısında 2km uzaklıkta Kayaaltı Deresi kenarındadır. 

DODURGA KÖYÜNDEKİ RESİMLİ KAYA

Ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Başı açık bir insan figürü vardır.

ARIMKAYA TÜNELİ ve KAYA MEZARI

Arım Çayı kenarında, Yukarı Arım Mahallesi üstünde yüksek bir kayadır.
Ayrıca Boyabat´ta eski su yolları ve su kemerleri bulunmaktadır. Büyük Cami, Yazı Köyü Cami, Cuma Köyü Cami eski tarihi camiler arasında yer alır. Aşıklı, Bahşaşlı adlarıyla tanınan tekkeler mevcuttur.


 

Kaynak: http://boyabat.meb.gov.tr/www/boyabat-ilcesinin-tanitimi/icerik/10

Üye Giriş Paneli
E-posta:      
Şifre:        
Şifremi unutum
Başkan'ın Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
   
 
Son Ziyaretçi Yorumları
Ziya DEMİRTAŞ
2018-2019 Öğretim yılı derneğimizden burs talep edip uygun bulunan 13 öğrencimizin bursları hesaplarına yatırıldı. Hayırlı uğurlu olsun. Üyelerimizden daha fazla destek bekliyoruz. Teşekkürler

İSMAİL KÖSEBEY
2017 2018 öğretim yılında Derneğimizden burs almak isteyenler için Yönetim Kurulumuzun belirlediği şartlar aşağıdaki gibidir. 1.Derneğimizin üyesinin oğlu ya da kızı olmak. 2.Devlet Üniversitesinde okuma 3. 4.yıllık lisans seviyesinde eğitim görme.4.Ailenin aylık geliri, kişi başı 600.00 tl ve altında olma.5. Dernek faaliyetlerimize iştirak etmeyi taahhüt etmesi.6. İleride derneğimize katkıda bulunmayı taahhüt etmek.7.Köyümüzün örf, adet ve gelenekleriyle uyumlu olma.

Ziya Demirtaş
Öğrencilere yardım için banka İBAN Numarası TR09 0020500000088422800001 Kuveyt Türk destekleriniz için teşekkür ederiz. Allah yaptığınız ve yapacağınız hayırları kabul etsin.


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Günlük Gazeteler